8 Temmuz 2011 Cuma

*Toksik *Metabolik *Ensefalopatiler (6)

Toksik Metabolik Ensefalopatiler
Çoğunlukla karaciğer ve böbrek kaynaklı nedenlerin sebep olduğu beyin fonksiyon bozukluklarına toksik-metabolik ensefalopati denir. Bu tür ensefalopatilerde ancak çeşitli tıbbi testlerle ortaya konulabilen çok hafif mental değişikliklerden derin komaya kadar varabilen bilinç bozukluğu görülebilir.
Esas bulgu dikkat eksikliği ve bilginin değerlendirilmesi işleminin bozulmasıdır. Kişi; nerede, hangi zamanda olduğunu, etrafındakilerin kim olduğunu bilemez. Hafıza, algılama ve muhakeme bozukluğu, dikkat eksikliği olabilir.
KARACİĞER ENSEFALOPATİSİ
Uzun süreli karaciğer hastalığı olanlarda hastalığın son döneminde veya bazen çok hızlı gelişen karaciğer yetmezliği oluşması nedeniyle görülebilir. Kan dolaşımına geçen toksinler nedeniyle beyin fonksiyonlarının etkilenmesi söz konusudur.
Bazı ilaçlar, mide barsak kanamaları, aşırı protein alımı sonucu kanda azot artışı, kanda bulunan sodyum, magnezyum kalsiyum gibi elektrolit olarak adlandırılan maddelerin miktarındaki azalma veya artma şeklinde dengesizlikler, kabızlık, enfeksiyonlar nedeniyle oluşabilir.
Karaciğer ensefalopatisi tamamen geri dönebilen bir tablo olduğundan erken tanı önemlidir. Uzun süren ve tekrarlayan ensefalopati tabloları nedeniyle bulgular düzelmeyip sabit ve ilerleyici bulgu ve belirtilere dönebilir.
BELİRTİLERİ
Bunama, konuşma bozukluğu, dengesiz yürüme, ellerde titreme, eller ve ayaklarda istemsiz hareketler olabilir.
TANI
Muayene, kan tahlili ile karaciğer enzimlerinin düzeyinin belirlenmesi ve EEG bulguları ile konur.
Hastalar yoğunbakım altında ve en iyi şartlarda tedavi edilse bile komadaki bir karaciğer ensefalopatisinde ölüm oranı yüksektir. Bazı hastalara karaciğer nakli gerekebilir, ancak bu tedavinin de çeşitli problemleri olabilir.
ÜREMİK ENSEFALOPATİ
Tedavi edilmemiş böbrek yetmezliği veya diyaliz ile ilişkili olan bir beyin etkilenimidir. Böbrek yetmezliğine neden olabilen yüksek tansiyon, bazı romatizmal hastalıklar, şeker hastalığı (=diyabet) nedeniyle görülebilir. Ani gelişen böbrek yetmezliğinde ağır bir beyin etkilenimi görülür ve kötüleşme hızlıdır.
Yorgunluk, konsantrasyonda bozulma, geç algılama, dikkat bozukluğu olur. Daha ilerlediğinde unutkanlık, anlamanın bozulması, uyku düzeni değişmesi, davranış değişikliği görülür. İleri dönemde halüsinasyonlar, ajitasyon olabilir ve havale gelişebilir.
TANI
Muayene, kan tahlili ile kan üre ve diğer kan değerlerinin düzeyinin belirlenmesi ve EEG bulguları ile konur.
Ana tedavi diyalizdir. Diyaliz ile durum sabit bir hale getirildikten sonra böbrek nakli yapılabilir. Gerekli olan tedaviler verilse bile bulgular değişmeyebilir ve yaşam kalitesi kötüleşebilir.
ŞEKER (GLUKOZ)METABOLİZMASI BOZUKLUKLARI
Normal koşullarda beynin tek enerji kaynağı şekerdir. Beyine şeker sağlanmasındaki aksama ve gecikme yüksek oranda tehlikeli olabilir.
KAN ŞEKERİ DÜŞÜKLÜĞÜ (=HİPOGLİSEMİ)
Bazen insülin ve diğer diyabet ilaçlarının etkisiyle kan şekeri fazla düşerek halsizlik, çevreden kopma hissi, huzursuzluk, açlık, terleme, dengesizlik, sinirlilik ve bazen panik hali olabilir. Bazen bu dönemde sara nöbetine benzer nöbetler veya koma gelişip kalıcı beyin hasarına yol açabilir.
Açlık nedeniyle de kan şekeri düşerek düşüncede yavaşlama, bilinçte bulanıklık gibi bulgular ortaya çıkabilir.
Kan şekeri düşüklüğüne neden olabilen durumlar şunlardır;
1- Fazla miktarda insülin ya da diyabet ilacı kullanımı,
2- Bazı tip (fazla miktarda insülin salgılanmasına neden olan) tümörler,
3- Yaygın infeksiyon ,
4- Bazı hormonların eksikliği,
5- Bazı enzim bozukluğu hastalıkları,
6- Alkol ve bazı ilaçlar,
7- Karaciğer hastalığı (siroz gibi),
8- Ağır açlık
TANI
Muayene ve kan tahlili ile kan şekeri düzeyinin belirlenmesiyle konur
TEDAVİ
Ağız veya damar yoluyla glukoz verilmesiyle hemen düzelir. Gerekirse hasta hastaneye yatırılarak kan şekeri düzeyi ve diğer anormal kan değerleri normale getirilmeye çalışılır. Bu duruma neden olan başka bir hastalık tespit edilirse, o nedene yönelik ek tedaviler yapılır.
Uzun süreli kan şekeri düşüklüğü nedeniyle kişilik, davranış ve hafıza değişiklikleri görülebilir. Bazen bu durum bunama gibi yorumlanabilir.
KORUNMA
İlaçlarınızı düzenli alınız. İnsülin ve diğer şeker hastalığı ilaçlarınızı aldıktan sonra öğün atlamayınız. Az ve sık sık yemek yeyiniz. Doktorunuzun diyet önerilerine uyunuz.
Kan şekeri düşüklüğü bulguları olduğunda kullanmak üzere yanınızda şeker bulundurunuz.
KAN ŞEKERİ YÜKSEKLİĞİ (=HİPERGLİSEMİ)
Şeker hastalarında genelde bir enfeksiyonun tetiklediği, insülin eksikliğine bağlı kan şekeri yüksekliği gelişir. Çok miktarda idrar yapma ve çok su içme görülür. Daha sonra iştahsızlık, bulantı, nerede ve hangi zamanda olduğunu bilememe, etrafındakileri tanıyamama, sonrasında da koma gelişir. Hastalar sık ve derin nefes alıp verirler.
TANI
Muayene ve kan tahlili ile kan şekeri düzeyinin belirlenmesiyle konur.
TEDAVİ
Hasta hastaneye yatırılarak kan şekeri düzeyi ve diğer anormal kan değerleri normale getirilmeye çalışılır. Bu duruma neden olan başka bir hastalık tespit edilirse, o nedene yönelik ek tedaviler yapılır.
Bu tür komalarda tedaviye rağmen kötüleşme olabilir ve hastalar kaybedilebilir.
KORUNMA
Şeker ilaçlarınızı düzenli kullanınız. Doktorunuzun önerdiği diyete uyunuz. Bir enfeksiyon durumu olduğunda hastaneye başvurunuz.
SU VE ELEKTROLİT METABOLİZMA BOZUKLUKLARI
Beyin ve sinir dokusu su ve elektrolit dengesizliğine çok hassastır. Beyin, kanda bulunan sodyum, magnezyum kalsiyum gibi elektrolit olarak adlandırılan maddelerin miktarındaki değişimlere hassastır. Elektrolit miktarındaki değişimlerle beyin ödemi veya beyin hacmi kaybı gelişerek çeşitli olumsuz durumlar ortaya çıkabilir.
Bilinç (şuur) değişikliği, bunama benzeri durumlar, kuvvetsizlik, mide barsak bulguları, böbrek ve kalp fonksiyonlarıyla ilgili bozukluklar görülebilir. Bazı elektrolitlerin dengesizliği nedeniyle ağız ve parmaklarda karıncalanma gibi hisler, kasılma ve kramplar, sara benzeri nöbetler, baş ağrısı, istemsiz hareketler, ellerde titreme ve katarakt gelişimi olabilir.
Su-elektrolit dengesi bozukluğuna neden olabilen durumlar şunlardır;
1- Böbrek-böbreküstü bezi hastalıkları,
2- İshal, kusma, aşırı terleme, yanık, karında sıvı birikimi, aşırı sıvı alımı,
3- Bazı kanser türleri,
4- Bazı beyin-sinir hastalıkları,
5- Bazı akciğer hastalıkları (Verem, apse, astım gibi),
6- Bazı ilaçlar,
7- Tiroit ve Paratiroit bezi hastalıkları,
8- Diyabet (şeker hastalığı),
9- Sarkoidoz,
10- Bazı psikiyatrik hastalıklar,
11- Operasyon sonrası dönem,
12- Barsak emilimi bozukluğu yapan hastalıklar,
13- Alkolizm.
TANI
Muayene ve kan tahlili ile kan elektrolit düzeylerinin belirlenmesiyle konur. Gerekirse EEG ve beyin görüntüleme yöntemleri yapılabilir.
KORUNMA
Yüksek tansiyon, romatizmal hastalık, karaciğer hastalıkları ve şeker hastalığı gibi hastalıklar ile ilgili ilaçlarınızı düzenli olarak kullanınız. Doktorunuzun önerdiği diyetlere uyunuz. Kontrollerinizi aksatmayınız.
İshal, aşırı kusma, aşırı terleme gibi durumlarda bir sağlık kurumuna başvurunuz. Bu durumlarda kaybedilen sıvı ve elektrolitlerin yerine konması önemlidir. Doktorunuzun önerdiği şekilde bol sıvı ve elektrolit alınız. Başka bir yakınınızın tavsiye ettiği, etkisini bilmediğiniz ilaçları kullanmayınız.

HAZIRLAYAN; Doç. Dr. Baki ARPACI

0 yorum:

Yorum Gönder