8 Temmuz 2011 Cuma

*Toksoplazmoz (6)

Toksoplazmoz
Sürüngenlerden memelilere tüm omurgalıları hasta edebilen bir mikroorganizma olan Toxoplazma gondii’nin oluşturduğu vücutta yaygın organ tutulumu ile giden bir hastalıktır.
Etken 1908 yılında Nicolle ve Manceaux tarafından bir Kuzey Afrika kemiricisinden izole edilmiştir. Kedigiller paraziti ağız yolu ile aldığında parazit barsaklarda olgunlaşır ve günde 10 milyona yakın kist kedi dışkısı ile doğaya salınır. Bu kistler başta otoburlar olmak üzere tüm omurgalılara ve bu arada insanlara da bulaşabilir. Barsaklarda açılan kistlerden açığa çıkan parazitler tüm vücuda yayılır ve çeşitli dokularda kistler oluşturur. Bu kistler en sık beyin, iskelet kası ve kalp kasına yerleşir. Kedigillerin doku kisti içeren bu etleri yemeleri ile parazitin doğal yaşamdaki döngüsü devam eder.
BELİRTİLER
1. Sonradan kazanılan toksoplazmoz hastalığında belirtiler;
En sık görülen belirtisiz enfeksiyondur. Yaşamınızın bir bölümünde geçici ateş, halsizlik, kas ağrıları gibi gribal enfeksiyona benzer bulgular geçirebilirsiniz. El ve ayak tabanı haricinde tüm vücutta olan döküntüleriniz olabilir. Menenjit şeklinde hastalığı geçirebilirsiniz. En sık boyun bölgesinde görülen ateş ve yorgunluğun da eklendiği lenf bezi büyümeniz olabilir. Göz tutulumunuz olabilir.
B) Doğuştan olan toksoplazmoz hastalığında belirtiler;
Gebelik esnasında annenin yakalandığı, genellikle bulgusuz geçen akut hastalık sonucu oluşur. Gebe iseniz bu hastalığa yakalanma riskiniz gebeliğin ilk 3 ayında en düşük düzeyde, son 3 ayda ise en yüksek seviyededir. Doğmalık toksoplazmozu olan bebeklerde göz tutulumu, kafanın normalden büyük veya küçük oluşu, beyinde tutulum, sara atakları, ateş, karaciğer ve dalak büyümesi, sarılık, lenf bezlerinde büyüme gibi bulguların bir kısmı veya hepsi bir arada bulunabilir.
Eğer vücut direncini azaltan hastalığınız varsa veya yine vücut direncini azaltan bir tedavi görüyorsanız (kanser tedavisi, steroid tedavisi gibi) ya da AIDS hastası iseniz ilk enfeksiyonunuzda hastalığa daha duyarlısınızdır. Ancak parazitin vücutta sessiz bir şekilde kalması ile daha sonra tekrardan enfeksiyon oluşturması açısından daha risklisinizdir. Bu dönemde beyin, akciğerler ve göz daha sık tutulur. En sık da toksoplazmik ensefalit görülür.
TANI
Hastaların çoğunun belirtisiz enfeksiyon geçirmesi nedeniyle, hastaları akut dönemde yakalamak hemen daima olanaksızdır.
Toksoplazma gondii’nin kan ve vücut sıvılarında tespit edilmesi ve bazı kan testleri enfeksiyonun yeni veya eskiden alınmış olduğunu gösterebilir.
PROGNOZ
Enfeksiyonu oluşturan Toksoplazma suşunun virülansı, kişinin vücut direnci, yaşamsal organların tutulumunun ağırlığı ve yaygınlığı ile ilişkilidir.
TEDAVİ
İlaç tedavisinin uygulama süresi ortalama 2–4 hafta olup vücut direnci düşük hastalarda tedavi tüm belirti ve bulgular kaybolduktan sonra 4–6 hafta daha devam edilir.
KOMPLİKASYONLAR
Göz tutulumu ile giden hastalık hemen daima nüks eder görme bozuklukları yaratabilir. AIDS hastalarında prognoz çok kötüdür ve ölüm oranı yüksektir, toksoplasmik ensefalit gelişirse yaşam süresini kısaltır.
KORUNMA
Enfeksiyonun en önemli kaynakları doku kistleri ve içlerindeki parazitler olduğundan doku kistlerinden korunmak için etleri iyi pişirilmelisiniz. Tütsülenmiş, salamura, yapılmış veya -20°C’nin altında dondurulmuş etler bulaştırıcı değildir. Pastörize edilmemiş süt ve çiğ yumurta tüketmeyiniz. Yemek hazırlamada çiğ etle temas sırasında ellerinizin ağzınız ve gözünüzle temasından kaçınılmalısınız, çalışma sonrasında ellerinizi ve mutfak malzemelerinizi çok iyi yıkamalısınız. Kedi dışkısı ile kirlenmiş alanlarda dikkatli olmalısınız. Evcil kediniz varsa dışkı kaplarının temizliği sırasında tercihen tek kullanımlık eldivenler kullanmalısınız, kapları 5dk kaynar suda tutmalısınız ve kapları her gün temizlemelisiniz. Doğuştan olan toksoplazmozdan korunmak için yukarıdaki önerilere ek olarak gebelikte test yaptırmalısınız. Daha önceden hastalığı geçirmemiş gebelerde gebelik sırasında hastalık tespit edilirse ilk 3 ayda küretaj önerilebilir, sonraki aylarda medikal tedavi uygulanmalıdır.

HAZIRLAYAN: Dr. Müge TOKATLI ÇOBAN

0 yorum:

Yorum Gönder