Ülseratif Kolit
Ülseratif kolit (ÜK) kalın barsağa sınırlı nedeni bilinmeyen, müzmin, yangısal bir hastalıktır. Hastalık birçok çevresel faktör ve çok sayıda gen ile ilişkilidir. Ülseratif kolit sadece kalın barsağı tutar. Hastalık etkilenen barsak bölümüme göre distal (yalnızca barsağın son kısmı etkilenmişse), sol (barsağın sol kısmı etkilenmişse) ve pankolit (barsağın tamamı etkilenmişse) olarak sınıflandırılır.
Ülseratif kolit ilaçlarla tamamen iyileşmez. Ancak tama yakın baskılanır. Hastalık kendisi zaman içinde alevlenmelerle (relaps) ve yatışmalarla (remisyon) gider. Hastanın şikâyetleri hastalığın etkilediği barsak miktarı ve hastalık aktivasyonuna göre değişir.
Tüm dünyayı etkilemekle beraber en sık kuzey yarım kürede görülür. En sık karşılaşma yaşı 15–25, ikinci sık 55-65'tir. ÜK erkeklerde daha sık görülmektedir. Birinci derece yakınlarında %6–20 oranında aile öyküsü vardır. İkizlerde hastalığa yakalanma riski 15 kat fazladır. ÜK beyazlarda, zenci ve sarı ırka kıyasla, aynı bölgede yaşayan İsraillilerde Araplara kıyasla, orta Avrupa kökenli Askanazi Yahudilerinde Polonya ve Rusya kökenli Yahudilere kıyasla daha sık görülmektedir.
Hastalığın dünyada görülme sıklığı: 6–12 / 100.000, yaygınlığı: 45–75 / 100.000 Ülkemizde görülme sıklığı 4.4/100.000 dür.
BELİRTİLERİ
Karın ağrısı: dışkılama öncesi karnın sol tarafında hissedilir. İshal: kanlıdır ve sümük içerebilir. Ateş: genellikle komplikasyonlarla birliktedir. Kilo kaybı, rektal kanama görülebilir.
Barsak dışı bulgular: genellikle göz ve ciltle alakalı olmakla beraber tüm organlarda meydana gelebilir.
TANI
Kesin tanı koydurucu bir test yoktur.
Hastanın şikâyetlerinde karın ağrısı, ishal, ateş, kilo kaybı, rektal kanama ve barsak dışı bulgular mevcuttur. Doktor tarafından yapılan muayene: Hastalığa özgü bir muayene bulgusu yoktur. Karının sol alt bölgesinde hassasiyet bulunabilir.
Laboratuvar: Çeşitli laboratuar testleri ayrıcı tanı ve tanının doğrulanıp tedavinin düzenlenmesi ve takibi maksadı ile kullanılmaktadır.
Radyoloji: Direk karın grafisi, Kontrastlı mide ve barsak grafileri, Ultrason, Bilgisayarlı Tomografi, MRI tetkikleri istenebilir.
Endoskopik Görünüm: kolonoskopi ve rektosigmoidoskopi kullanılır ve tanıdaki asıl önemli tetkiktir.
Patolojik Bulgular: Kesin tanıyı koydurur
HASTALIĞIN SEYRİ
Distal kolit: Genellikle iyi seyirlidir, % 20 hasta kendiliğinden düzelir. Çoğunlukla hastalık ilaçlarla kontrol altına alınır. 5 yılda hastalığın diğer barsak bölümlerine ilerleme oranı %15’tir.
Ciddi hastalık. Hastalığın kontrol edilme oranı daha azdır. 15–25 yılda hastaların %30’unda cerrahi ile barsağın çıkartılması gerekir. Çok genç ve çok yaşlılarda klinik seyir daha kötüdür. Bu hastalarda ilaç tedavisine direnç, çok miktarda kanama ve barsak delinmesi görülebilir.
TEDAVİ
Tedavinin amacı:
1. Remisyonun sağlanması
2. Remisyonun devamı
3. Beslenmenin düzenlenmesi ve devamı
4. Hastanın yaşam kalitesinin devamı
5. Cerrahi müdahale (cerrahi için en uygun zamanın seçilmesi)
Tedavi Seçenekleri:
A- Besin desteği
B- İlaç tedavisi
C- Cerrahi tedavi
A- Besin desteği :
1. Laktoz intoleransının araştırılmalıdır:
2. Eksik besinler tamamlanır (demir, Vit-B12, Folik Asid, Vitamin D).
3. Balık yağı faydalıdır.
4. Süt, çiğ sebze ve meyvelerden sakınılmalıdır.
5. Alkol, kahve, soda ve sorbitol (tatlandırıcılar) içeren ürünler ve baharatlardan kaçınılmalıdır.
B- İlaç tedavisi:
1- Sülfasalazin :
2- 5-ASA Preparatları:
3- Kortikosteroidler:
4- İmmünmodülatörler :
a- Azathioprine (AZA) ve 6-Merkaptopürin (6-MP) :
b- Methotrexate (MTX):
c- Cyclosporine (CyC) :
d- FK 506 (Tacrolimus) Fusidic Asit, Rapamicine:
5-Yeni Tedavi Modaliteleri :
D- Cerrahi tedavi:
Cerrahi tedavinin uygulandığı durumlar;
* Steroide yanıtsız ve/ veya steroide bağımlı hastalık
* Maksimum tedaviye rağmen, semptomların giderek ağırlaşması veya yeni komplikasyonların ortaya çıkması
* Kolonda displazi yada kanser saptanması.
* İlaç tedavisine cevapsız ağır seyirli vakalar, toksik megakolon, durdurulamayan kanamalar, tıkanıklık ve barsak delinmesi durumlarında cerrahi tedavi uygulanır.
ÜK esas olarak kalın barsağı tuttuğundan, ana prensip kalın barsağın tamamen çıkartılmasıdır.
HAZIRLAYAN; Doç. Dr. Nurgül ŞAŞMAZ
8 Temmuz 2011 Cuma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder