Astım
Astım; havayollarının yaygın bir hastalığı olup, müzmin ve mikrobik olmayan bir iltihap sonucu ortaya çıkan havayolları daralması durumudur. Bu daralma kendiliğinden veya ilaçlarla düzelebilen geri dönüşümlü bir daralma olup, havayollarında aşırı duyarlılık hali söz konusudur.
Astım en sık rastlanan müzmin hastalıklardan biri olup tüm dünyada yaklaşık 300 milyon, ülkemizde ise 3,5 milyon kişiyi etkilemektedir. .Her iki cinste ve her yaşta görülebilen bir hastalıktır. Ülkemizde her 100 kişiden ortalama 5–7 si astımlı olup, bu oran çocuklarda daha da sıktır.
Astım Eski Yunanca da’’ kısa alınan nefes, sıkıntılı solunum ‘’ anlamına gelir. Kapadokyalı Arateus, Astımı ilk kez hastalık olarak tanımlamış ve hışıltılı solunum, kuru öksürük ve sırtüstü uyuyamama şeklinde tanımlamıştır.
Astımlı kişilerde hem kalıtımsal, hem de çevresel nedenlerin etkilemesi sonucu, solunum yollarında müzmin ve mikrobik olmayan iltihabi bir durum meydana gelir.
Solunum yolları ya da havayolları, ağız ve burundan başlamakta olup, nefes borusu ile devam eder. Soluduğumuz havayı akciğer içine dağıtmakla görevlidirler. Nefes borusu önce iki dala daha sonrada bir ağacın dalları gibi pek çok dala ayrılarak ve gittikçe incelerek akciğerlerimizin içindeki hava keseciklerine kadar devam etmektedir. Havayollarında oluşan müzmin iltihap sonucu havayolları duvarları şişer, daralır ve çok çeşitli toz, duman, koku gibi etkenlere karşı hemen uyarılabilir hale gelir. Bu tür etkenlerle karşılaşıldığında havayollarındaki kaslar kasılır, ödem gelişimi ve yoğun ifrazat sonucu havayolları daralması ortaya çıkar. Bu müzmin iltihap kriz dönemleri dışındaki şikâyetsiz dönemlerde bile değişik derecelerde bulunabilir.
BELİRTİLERİ
Astımda oluşan müzmin iltihap sonucu ortaya çıkan havayolları daralması sonucu, kuru öksürük, nefes darlığı, göğüste baskı hissi ve hışıltılı solunum gibi belirtilerden biri, birkaçı ya da hepsi ortaya çıkabilir. Bu belirtiler astıma özgü olmayıp pek çok akciğer veya solunum yolu hastalıklarında da gözlenebilir. Ancak astımlı hastalarda bu belirtilerin bazı karakteristik özellikleri vardır. Bu özellikler; nöbetler halinde, tekrarlayıcı karakteri, belirtilerin gece veya sabaha karşı ortaya çıkması, kendiliğinden veya ilaçlarla düzelebilmesidir. Ayrıca alerjen, viral enfeksiyon, egzersiz, ilaç, irritan maddeler, emosyonel durumlar gibi değişik faktörlerle provoke olur, mevsimsel değişiklik göstermeleridir.
Astım hastalığının ortaya çıkmasında rol oynayan kişisel veya çevresel bazı etkenler vardır, bunlara risk faktörleri diyoruz.
Kişisel faktörler; kalıtım, cinsiyet veya şişmanlık gibi faktörlerdir. Atopik yapı denilen ve çoğu kez aileden gelen, alerjik yapıda olma eğilimi en önemli kalıtımsal faktörlerden birisidir. Anne ve baba astımlı ise çocukta % 60–70 astım görülür.
Çevresel faktörler: Solunum yoluyla giren, ev tozları, polenler, küf mantarları, hayvan tüyleri gibi alerji oluşturan faktörler başta olmak üzere, solunum yolları enfeksiyonları, sigara dumanı, mesleksel uyaranlar, ilaçlar, beslenme, ev içi ve dış hava kirliliği astımın ortaya çıkmasında rol oynamaktadır.
Astım hastalığı oluştuktan sonra eğer uygun şekilde tedavi edilmemişse, hastalık çeşitli faktörlerle tetiklenebilmektedir. Bu tetikleyici faktörlerde alerji, enfeksiyonlar, mesleki faktörler, ilaçlar, sigara, hava kirliliği, psikolojik faktörler, egzersiz gibi faktörlerdir.
TANI
Tanı esas olarak hastalığın öyküsü ile konur. Tanı yanında hastalığın takibi, risk faktörlerinin ve tetikleyici faktörlerin saptanması, buna göre koruyucu önlemlerin alınması ve tedavi yönünden de öykü çok önemlidir. Astımda, yakınmaların değişken olmasından dolayı, muayene bulguları ve solunum fonksiyon testleri tamamen normal olabilir. Solunum fonksiyonlarının ölçümü ve diğer testler tanıya yardımcı testlerdir.
Astımda rastlanılan en sık şikâyetler olan nefes darlığı, öksürük, hırıltılı solunum ve göğüste sıkışma hissi gibi şikayetler, tek başına bulunabileceği gibi, hepsi birlikte de bulunabilir. Astımın tüm belirtilerinin ortak özelliklerinin başında da nöbetler halinde gelip, tekrarlayıcı karakterde olması özelliği gelir. Astım belirtileri ve nöbetleri değişken olup mevsimsel özellik gösterebilir. Kişiye özgü Alerjen veya irritan maddelerle karşılaşma veya enfeksiyonlar, egzersiz, soğuk hava, mesleki faktörler, bazı ilaçlar ve gıda maddeleri astım semptomlarının ortaya çıkmasına veya alevlenmesine neden olmaktadır. Çoğu kişide başta alerjik nezle olmak üzere başka bir alerjik hastalık bulunmaktadır. Ailede de astım veya başka bir alerjik hastalık genellikle görülür. Astım atakları dışında kişi kendini iyi hissedebilir. Şikâyetlerin gece veya sabaha karşı alevlenmesi ve ilaçlarla veya kendiliğinden hafifleyip kaybolması tipiktir.
Astımdan ne zaman şüphelenilir? :
- Geçmişte göğsünüzde hırıltı olmuşsa
- Ağır bir fiziksel aktivite ardından nefes darlığı atağı olmuşsa
- Gece hırıltı ile veya öksürük atağı ile uyanıyorsanız
- Gündüz istirahatta iken nefes darlığı atağı olmuşsa
- Şikâyetlerin belirli mevsim ya da ortamlarla ilişkisi varsa
- Her Soğuk algınlığı göğse iniyor ve iyileşmesi uzun sürüyor ise.
Bu sorulardan herhangi birine evet yanıtı, astımı düşündürebilir.
Astımda solunum fonksiyon testleri tanıya yardımcı en önemli tanı yöntemidir. Ayrıca tanısında olduğu gibi astımın izlenmesinde de solunum fonksiyon testleri önemlidir. Solunum fonksiyonlarını ölçen cihazlarla, ilaçlı-ilaçsız ölçümler yapılarak tanı kesinleşebilir, hastalığın takibi yapılabilir. Bunun dışında yalnızca soluk verme hızını ölçen, PEFmetre denilen cihazlarda bu amaçla kullanılabilirler.
Astımda hava yolu daralması sabah daha belirgin iken, akşama doğru en düşük düzeye ulaşır. Ayrıca nefes açıcı ilaç kullanımından sonra belirgin düzelmeler gözlenir..
TEDAVİSİ
Astım tedavisinde amaç, astıma neden olan solunum yollarındaki mikrobik olmayan iltihaplanmanın giderilmesi ve bu şekilde havayolu darlığının önlenmesidir. Bu amaçla yapılacak en önemli adım tetikleyici faktörlerden korunmanın sağlanmasıdır. İyi bir hasta-hekim işbirliği ile kişiye özgü olan tetikleyici faktörler saptanarak, bunlardan korunmaya yönelik tedbirlerin alınması çok önemlidir.
Hastalar klinik bulgularına göre “kontrol altında”,kısmi kontrol altında” veya “kontrol altında değil şeklinde sınıflandırılır ..Kontrol altında olan hastanın gece veya gündüz şikayeti yoktur, solunum fonksiyonları normal olup günlük yaşantısını normal bir birey olarak sürdürür. Bu da doğru tedavi ve düzenli izlem ile sağlanmaktadır.
Astımın İlaçlarla tedavisi: Solunum yollarına kısa sürede, direkt etkisi tercih edildiğinden ve daha az dozlarda verildiği için yan etkilerinin daha az olmasından dolayı, kullanılan ilaçlar, solunum yoluna inhalasyonla uygulanmalıdır. İnhalasyon yoluyla verilen ilaçlar, sprey şeklinde, kuru toz halinde ilaç içeren cihazlarla yâda nebülizatör denilen cihazlarla uygulanır.
Astım tedavisinde kullanılan ilaçlar iki gruba ayrılır:
1. Kontrol edici ilaçlar: bunlar mikrobik olmayan iltihabın tedavisine yönelik ilaçlardır. Havayollarında astım belirtilerine yol açan hücrelerin toplanmasını önlerler. Daha uzun sürelerde etkili olup, düzenli kullanım gerektirirler.
2. Rahatlatıcı-nefes açıcı ilaçlar: Dakikalar içinde havayolunu genişleterek etkili olurlar. Düzenli veya gerektiğinde kullanılabilirler.
Bu ilaçlar hastalığın ağırlığına ve kontrol altında olup olmamasına göre değişen kombinasyonlarda ve dozlarda önerilir. Hangi sıklıkta uygulanacağı da doktor tarafından yazılı bir tedavi planı ile düzenlenmeli ve her kontrolde yeniden gözden geçirilmelidir.
KORUNMA
Astım kalıtımsal yanı da olan bir hastalık olduğundan tam olarak korunma mümkün olmamakla birlikte, çevresel koşulların düzeltilmesiyle atak sayıları azaltılarak şiddeti hafifletilebilir. Bunların başında alerji yapan faktörlerden sakınmak, enfeksiyonlardan korunmak, sigara içiminin önlenmesi gelir. Havalandırması iyi olmayan, nem oranı yüksek, sigara içilen ortamlarda veya diğer ev içi hava kirliliği oluşturan faktörlerin ve mesleki maruziyetlerin varlığında astımın görülme sıklığı ve şiddeti artar. Bu gibi faktörlerin önlenmesi, astım kontrolünde çok önemli yarar sağlar.
HAZIRLAYAN; Doç. Dr. Güngör ÇAMSARI
19 Haziran 2011 Pazar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder