19 Haziran 2011 Pazar

*Atardamar *Embolizm ve *Trombozu (6)

Atardamar Embolizm ve Trombozu

İnsan vücudu milyonlarca hücreden oluşmuştur. Hücreler birleşerek dokuları, dokular birleşerek organları ve organlar birleşerek insan vücudunu oluşturur. Hücrelerin yaşaması için oksijen ve besin maddeleri gereklidir. Hücrelere oksijen ve besin maddeleri kan aracılığıyla ulaştırılır. Kanın hücrelere ulaşması ise vücutta bulunan yaygın damar sistemi ile mümkün olmaktadır. İnsan vücudunda atardamar ve toplardamar olmak üzere 2 çeşit damar vardır. Atardamarlar akciğerden gelen oksijenlenmiş temiz kanı hücrelere götüren damarlardır. Toplardamarlar ise hücrelerde oluşmuş ve hücreler için zararlı atık maddeleri toplayıp hücrelerden uzaklaştıran damarlardır.

Herhangi bir nedenle bir organı besleyen atardamarda tıkanıklık olduğu zaman, o organı oluşturan hücrelere oksijen ve besin içeren temiz kan gidemez. Eğer atardamardaki tıkanıklık zamanında açılmasa o organ için fonksiyon kaybı ile sonuçlanan olaylar gelişebilir. Organların bu atardamar tıkanıklığına dayanıklıları organa göre değişmektedir. Beyin için 3–5 dakikalık tıkanma süresi beyin ölümü ile sonuçlanabilirken, kol ve bacaklarda bu süre ortalama 6 saattir.

Atardamar tıkanıklıkları herhangi bir nedene bağlı olarak ani olarak gelişebileceği gibi, hastalıklı atardamar üzerinde uzun zamanda da gelişebilir. Atardamar tıkanıklıklarında neden olarak çoğunlukla, kalp içinde oluşan pıhtı parçasının koparak herhangi bir atardamarı tıkaması ya da hastalıklı atardamarın (damar sertliği, damar iltihaplanması veya damar travması gibi nedenlerle) üzerinde oluşan pıhtı parçasının atardamarı tıkamasıdır. Bunun dışında kalpten çıkan ana atardamar (aort) üzerinde oluşan pıhtı parçası koparak, daha küçük herhangi bir atardamarı tıkayabilir. Bazen özellikle akciğer kanserleri olmak üzere kanser parçası damar içine geçerek herhangi bir organı besleyen atardamarı tıkayabilir. Bazı hastalarda genetik bir hastalık olarak doğuştan damar içi pıhtılaşmaya eğilim vardır. Bu hastalarda hayatın herhangi bir döneminde herhangi bir atardamarda pıhtılaşmaya bağlı damar tıkanıklığı gelişebilir.

Kalp içinde normal hastalarda pıhtı parçası oluşmaz. Kalp içinde pıhtı oluşturan en önemli neden kalbin karıncıklarından kaynaklanan ritim problemleridir. Bunun dışında kalp krizi, kalpte baloncuk gelişmesi, kalbe mekanik kapak takılan hastalarda yetersiz tedavi, kalp içinde pıhtı oluşmasına yol açan diğer nedenlerdir. Kalpte oluşan pıhtı parçası koparak en çok bacak ve kol atardamarlarını tıkamaktadır.

BELİRTİLERİ
Atardamar tıkanıklığı, genel olarak benzerlik gösterse de tutulan organa göre farklı klinik şikâyetlere neden olur. Bu kısımda kol ve bacak atardamar tıkanıklıkları anlatılacaktır. Ani olarak gelişen atardamar tıkanıklığı bulunan hastaların büyük kısmında ağrı şikâyeti bulunur. Ağrının özelliği ani başlaması ve şiddetli olmasıdır. Kol ve bacak atardamar tıkanıklıklarında oluşan diğer klinik şikâyetler arasında, kol veya bacaklarda gelişen solukluk, soğukluk, his kaybı ve hareket kaybı olarak sayılabilir. Bu şikâyetlerden biri ya da birkaçı gelişen hastaların vakit kaybetmeden damar cerrahisi kliniği olan hastanelerin acil servisine başvurması gerekmektedir. Bu şikâyetler oluşan ve ani gelişen atardamar tıkanıklığı tanısı konan hastalar, hastaneye ne kadar erken başvururlarsa tedaviden fayda görme oranları o kadar fazla olur. Kol ve bacaklar için atardamar tıkanıklığına dayanma süresi ortalama 4–6 saattir. Şikâyetlerin başlangıcından 6 saat sonra başvuran hastaların, tedavi ile kol ve bacaklarının kurtulma ihtimali azalır. Bu süre ne kadar uzarsa kol veya bacağı kaybetme ihtimali o kadar artar.

Özellikle kalbinde ritim problemi olan, kalp kapakçıklarında problem olan, metal kalp kapağı takılan, kol ve bacak atardamarlarında damar sertliği olan ve doğuştan pıhtılaşma eğilimi olan hastalar bu şikâyetler yönünden dikkatli olmalı ve bu şikâyetler oluşursa en kısa sürede damar cerrahisi kliniği olan hastanelerin acil servisine başvurmalıdır.

Kol veya bacak atardamar tıkanıklarında tedavi 2 şekilde olabilir. Bunlardan birincisi ilaç tedavisidir. İlaç tedavisinde tıkanıklığa yol açan pıhtıyı eritmeye yönelik ilaçlar verilmektedir. İlaç tedavisi sınırlı sayıda vakada kullanılabilir. İkincisi ise cerrahi tedavidir. Tedavi seçiminde kol ve bacak atardamarının tıkanma nedeni, tıkanmanın yaygınlığı, tıkanmanın derecesi ve eşlik eden diğer hastalıklar belirleyici olmakla birlikte hastaların büyük kısmında cerrahi tedavi daha ön plandadır. Cerrahi tedavi sonrası bir daha tıkanmayı önlemek için çoğunlukla ilaç tedavisi eklenir.

Cerrahi tedavi genelde hasta uyutulmadan, cerrahi işlem yapılacak bölgenin uyuşturulmasıyla (lokal anestezi) yapılır. Eğer tıkanıklık yaygınsa hasta uyutularak (genel anestezi) cerrahi işlem yapılabilir. Cerrahi tedavide kol veya bacaktaki tıkalı damar açılarak damarın içine bu iş için özel olarak yapılan balonlu plastik teller gönderilerek damar içinde tıkanıklığa yol açan pıhtı damar dışına çıkarılarak bacak ve kola kan gitmesi sağlanır. Cerrahi tedavi sona erdikten sonra atardamarın tekrar tıkanmaması için ilaç tedavisine devam edilir. Tüm tedavilere rağmen düşükte olsa tıkanan damara göre kol ya da bacağı kaybetme ihtimali vardır. Şikâyetler başladıktan sonra hastaneye ne kadar geç başvurulursa tedaviden fayda görme oranı o kadar azalır. Bu nedenle kol ve bacaklarında ani gelişen ağrı, solukluk, soğukluk, his ve hareket kaybı gelişen hastalar vakit kaybetmeden damar cerrahisi kliniği olan en yakın hastaneye başvurmalıdır.



HAZIRLAYAN; Dr. Habib ÇAKIR

0 yorum:

Yorum Gönder